Bir Değişim Serüveni
Hayat benim için 1967’de başladı. O günden beri kimse bana “sakin bir hayat” sözü vermedi, ben de zaten öyle bir şey istememişim.
Deniz, Rüzgar ve Biraz İnat
1974’te yelkene başladım, 1982’de Milli Takım’a seçildim, 1985’te aktif yarışçılığı bıraktım — ya da “ara verdim” diyelim, çünkü “bıraktım” demek hâlâ biraz gururuma dokunuyor.
Ama yelken bana kupalardan fazlasını verdi. Denizin ortasında, rüzgar üç saniyede fikrini değiştirirken siz de planınızı değiştirmek zorundasınız — ana hedeften şaşmadan. Bu beceriyi bir kere öğrendiğinizde artık hayata da öyle bakıyorsunuz: rüzgar döner, siz yön değiştirirsiniz, ama nereye gittiğinizi unutmazsınız.
Gitar, Sahne ve Unutamadığım O Ses
1979’da klasik gitarla tanıştım, o kadar ciddiye aldım ki askerde bile yanımdan ayırmadım. Lise yıllarında Polonya’da bir müzik festivalinde sahnedeyken gitarı elimden düşürdüm — çıkan sesi hâlâ hatırlıyorum, muhtemelen salon da unutmamıştır. Ama o utanma anı aslında ilk dersimdi: kalabalığın karşısında “var olmak” böyle bir şeymiş.
İşletme mi, İç Mimarlık mı?
1985’te Kadıköy Anadolu Lisesi’nden mezun olup İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne girdim. Kalbimde iç mimarlık vardı ama o dönemin rüzgarına kapıldım — meğer ben rüzgara kapılmayı seven biriymişim, bu yazıyı okurken fark ediyorum.
İşletme bana olaylara bütün olarak bakmayı öğretti, ama kurumsal finansın dört duvarı bana dar geldi. 1997’de kendi işimi kurdum, 1999’da da güzelce batırdım. Ama merak etmeyin, karşılığında paha biçilmez bir tecrübe aldım — faturası ağır olsa da.
Dijital Dünya ve O Büyük Keşif
2004’te “hobim işim olsun” dedim ve web tasarımına başladım. Aslında 1999’dan beri internetin her evresine, sosyal medyanın doğuşuna şahit oluyordum; 2010’dan itibaren de bu birikimi İnternet Teknolojileri ve Sosyal Medya Danışmanlığı’na dönüştürdüm.
Bu yolda asıl fark ettiğim şey şu oldu: hepimizin en büyük derdi aslında “iletişim”. Kendi iletişim engellerimle boğuşurken edindiğim tecrübe, bugün başkalarına yol gösterdiğim bir alana dönüştü.
Bugün Neredeyim
Artık dijitalde var olmak bir tercih değil, neredeyse hayatta kalma meselesi. Doğduğumuz günden beri kendimizi kabul ettirme çabamız, bugün internet hızında bir “Kişisel Markalaşma” koşusuna dönüştü — ve bu koşuda herkes bir şekilde koşuyor, ister farkında olsun ister olmasın.
99’dan beri dijital dünyada edindiğim tecrübeyi, kişisel gelişim ve iletişim bilgisiyle harmanlayarak eğitimler veriyorum. Çünkü biliyorum ki dünya durmadan değişiyor, biz de bu değişimin bir parçasıyız.
Tek sloganım:
“Hayatında bir şeylerin değişmesini istiyorsan, önce kendinden başla. Çünkü sen değişirsen, hayatın da değişir.”
Her şey bir kararla başlar
Siz de değişime hazır mısınız?