“keşke…” bu kelime insanın hayatında sarfettiği en acıklı kelime bence. ama ne yazık ki çoğu insan pişmanlıklarından bir sonuç çıkarmak yerine (“ders almak” yani) tekrar tekrar o pişmanlıkları yaşamayı ve taze tutmayı tercih ediyor. insanın bu durumu ailesinde ve sevdiklerinde görmesi üzüyor ama yapacak bir şey yok…
ne yazık ki bazı seçimlerimizin sonuçları pişmanlık yaratabiliyor. bunların farkında olduğumuzda seçimlerimize yansıyacak sonuçlar almamız işten değil. şöyle ki;
başkalarını etkilemek için maske takınmak
dünyaya gösterdiğiniz yüzünüz bir maskeyse, bir gün altında hiç bir şey olmayacak. çünkü başkalarının sizinle ilgili algısına odaklanmak için veya başkalarının sizin kim olmanızı istemelerine çok fazla zaman harcadığınızda, kendinizin gerçekte kim olduğunu unutursunuz. o yüzden, başkalarının sizin hakkınızda yargıda bulunmalarından korkmayın; siz kendi kalbinizde gerçekte kim olduğunuzu ve kendi doğrularınızı biliyorsunuz. insanlara ilham vermek ve etkilemek için mükemmel olmanıza gerek yok. bırakın insanlar eksikleriniz ve kusurlarınızla nasıl başa çıktığınızdan ilham alsınlar ve etkilensinler.
başkalarının sizin hayalinizi sizin için yaratmasına izin vermek
hayattaki en büyük meydan okuma kişinin kendisini keşfetmesi; ikincisi de bulduklarından mutlu olması. bunun en büyük kısmı kendi hayal ve hedeflerinizle ilgili dürüst olmanızla ilgili kararınız. sizinle aynı fikirde olmayan insanlar var mı? güzel. bu, düşüncelerinize bağlı kaldığınız ve yolunuzda yürüdüğünüz anlamına gelir. bazen başkalarının çılgın diye nitelendireceği şeyler yapabilirsiniz; ama o şeyi yaparken zamanın nasıl geçtiğini bilmiyorsanız doğru şeyi yapıyorsunuz demektir.
olumsuz insanlarla birlikte olmak
olumsuz tavırlı insanların sizi etkilemesine izin vermeyin. siz izin vermezseniz sizi etkileyemezler. olumsuz tavırlı insanlarla birlikte olmanın bir zorunluluk değil de bir seçim olduğunu aklınızda tutarsanız asabiyet yerine sükûnetinizi, hırs yerine cömertliğinizi ve kaygı yerine sabrınızı koruyabilirsiniz.
bencil ve egoist olmak
sevgi ve iyi karakter temelli bir hayat en iyi mezar taşıdır. ilham verdiğiniz ve sevginizi paylaştığınız insanlar sizden çok uzun zaman sonra bile sizin onları nasıl hissettirdiğinizi hatırlayacaklardır. o yüzden adınızı insanların kalbine kazıyın, taşa değil. kendiniz için yaptıklarınız sizinle birlikte mezara gidecek; başkaları için yaptıklarınızsa dünyada kalacak.
değişimden ve gelişimden kaçınmak
geçmişinizi (geçmişte ne yaptığınızı) bilmek istiyorsanız şu anki koşullarınıza bakmanız yeterli. geleceğinizi bilmek istiyorsanız da şu anki hareketlerinize bakın. yeniyi yaratmak için eskiyi bırakmak gerekiyor; zira eski gitti gider, bir daha geri gelmeyecek. bunu şimdi kabullenip, adımınızı attığınızda sürekli başarının temelini atmış olacaksınız.
işler zorlaştığında vazgeçmek
aslında sonuca baktığınızda hatalar yok, sadece sonuçlar var. işler umduğunuz gibi gitmediğinde bile vageçmeyin. olanlardan öğrenebildiğiniz kadar öğrenin ve devam edin. devam ettiğinizde başarıya bir adım daha yaklaşmış olursunuz. çünkü savaş uzakta ve nihai zaferden çok önce kazanılır. savaşı süreçte kazanırsınız. çünkü süreç; küçük adımların, kararların ve hareketlerin birbirinin üstüne binmesinden oluşur ve sonuçta hepsinin toplamı size başarıyı getirir.
her şeyi kontrol etmeye çalışmak
hayata dokunmak gerekiyor, akışını engellemek değil. bazen rahat olmak ve sürekli bir endişe ve kontrol olmadan hayatı akışına bırakmak gerekiyor. çok fazla kasmadan önce biraz gevşetmeyi öğrenmek gerekiyor. işlerin kötü gittiğini düşündüğünüzde derin bir nefes alın. sakince olanları gözden geçirin. çünkü ortalık yatıştığında nerede hata yaptığınızı göreceksiniz -ki hata yapmanın iyi tarafı da bu; öğrenmek- ve bir sonraki adım için hazır olacaksınız. sadece kendinizi yormaktan vazgeçmeniz yeterli. anlasak da anlamasak da hayat olması gerekeni bize veriyor; kendimizi suçlamadan devam ettiğimiz sürece. sadece noktaları birleştirmek için zamana ihtiyacımız var.
hakettiğinizden azına razı olmak
akışına bırakacak kadar güçlü ve hakettiğinizi almayı bekleyecek kadarı akıllı olun. bazen kalkamayacağımızı düşünecek kadar dibe vurmamız gerekebilir. bazen önünüzdeki fırsatları daha net görebilmeniz çok ağlamanız gerekebilir. vazgeçmeyin.
sürekli yarına kadar beklemek
sorun şu ki olduğundan daha fazla zamanımız var diye düşünüyoruz. ama bir gün kalktığınızda bakacaksınız ki gerçekleştirmeyi düşündüğümüz hayaliniz için çalışmaya hiç zaman kalmadığını göreceksiniz. ve o noktada ya hedefinizi gerçekleştirmiş olacaksınız veya neden gerçekleştiremediğinize dair bir bahane listeniz olacak.
tembel ve zayıf olmak
dünya siz borçlu değil ve siz de dünyaya borçlu değilsiniz. o yüzden, hayal kurmayı bırakıp üzerinde çalışmaya başlayın. işinizi keşkelere bırakmayın. hayatınızın tüm sorumluluğunu üstlenin -kontrol sizde olsun. siz önemlisiniz ve birilerinin size ihtiyacı var. oyalanmak ve bir gün bir şey yapmak umuduyla birilerini beklemek için çok geç. o bir gün bugün; dünyanın ihtiyacı olan o birisi de sensin.