şehir hayatı, sürekli tanımadığımız insanlarla karşılaşmamıza neden olduğundan mıdır nedir, kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. ben, -belli sınırlar içinde- sosyalliğin, kimseyle gözgöze gelmemenin güvenli olduğunun düşünülmesine göre daha güvenli olduğunu düşünüyorum; en azından basit ve içten bir selamlaşma bile iletişim yeteneğimizde çok ciddi ilerleme yaratıyor. insanları doğru tanımak için sosyal olmaya ve çevremizle etkileşim içinde olmaya ihtiyacımız var. tanıyıp da ne olacak diyebilirsiniz… eğer dağ başında yaşıyor olsaydınız belki haklı olabilirdiniz. ancak, iletişim ve etkileşim konusunda ne kadar çekingensek hayattan beklentilerimiz o kadar düşük oluyor. beklentinin düşük olması bir şey değil, eğer kendimizden bile gizlediğimiz hayallerimiz varsa, anlayamadığımız huzursuzlukların ve mutsuzlukların kaynağı haline geliyoruz.

yukarıdaki ufaklık gibi herkese mavi boncuk dağıtan bir sosyal kelebek olmamız gerekmiyor (bu doğal bir yetenek) ama en azından kendi çevremizle olumlu bir etkileşim içinde olarak, insan ilişkilerinde kendimiz için farklı bir kapı aralamayı başarabiliriz. bunun sonuçlarını zaman içinde gördüğünüzde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

0
Düşüncelerinizi paylaşmanızı çok isterim, lütfen yorum yapın.x