bir hayalin var mı sorusunun karşılığında ilk akla gelen hayal kurmak; hayal kurmak dendiğinde de ilk akla gelen hayalperestlik oluyor haliyle. böyle düşünenler; haksız değilsiniz. belki de soruyu farklı bir şekilde sormak, soruyu daha anlaşılır kılabilir;
hayatta gerçekleştirmek istediğin bir şey ya da şeyler var mı?
gerçekleştirmek diyince daha gerçekçi duruyor. işin aslı gerçeklik önce zihinde başlıyor. o yüzden her birimizin olaylara bakış açısı farklı. her bir kişi olayları kendi gerçekliğinin süzgecinden geçirerek değerlendiriyor. peki kendi gerçekliğimiz gerçekten bize mi ait? asıl soru bu. şu anki eğitim sistemi bize hedeflerimizi gerçekleştirmemizle ilgili herhangi bir bireysel bakış açısı öğretmiyor. dayatılan bir gerçeklik üzerinden, doğrunun “mutlak” olması zemininden yola çıkılan bir eğitim sistemi var. sanayi devrimiyle birlikte kurulan şu anki eğitim sistemi artık insanlara özlemini duydukları hayata ulaşma konusundan tatmin edici bir sonuç (hatta süreç) vaadetmiyor.
şu anki eğitim sistemi, kökten çözüm ve ciddi değişimler gerektiren bir konu. e bizim de o kadar vaktimiz yok. hatta bazılarımız standart okul eğitimiyle ilgili o treni kaçırdık. eğitim sistemi değişse bile biz faydalanamayacağız. peki ne yapalım? kara kara oturup durumumuza razı mı olalım? bazılarımız hayatının daha iyi olabileceğine dair bir inanç taşımıyor. doğal olarak kendimize inanmıyorsak hayatımız arzu ettiğimizden daha iyi olamayacak.
soruyu tekrarlayalım; hayatta gerçekleştirmek istediğin bir şey ya da şeyler var mı?
peki bunun için ne yapıyorsun? ikinci can alıcı soru da bu. belki de hep gözden kaçırıyoruz bu detayı. bize şu anki hayatımızı ve bugün elde ettiklerimizi elde etmemizi sağlayan düşünce yapısıyla bugün elde ettiklerimizden çok da farklı şeyler elde edemeyeceğiz ortadayken, inatla aynı şekilde çalışıp farklı
sonuç almayı umuyoruz. ve çoğunlukla da içinde bulunduğumuz şartlara göre hayal kuruyoruz; erişebileceğimize inandıklarımız yani. oysa bu düşünce ve inanç tarzı ne yazık ki bize içinde bulunduğumuz şartlardan daha iyisini vermiyor. iyi para kazanıyor olabilirsiniz; ya işinizi sevmiyorsanız? ya kendinize ve ailenize ayıracak zamanınız kalmıyorsa? çaresizlik hissi sadece bir kaçış.
yapılan araştırmalar, gerçekleştirmek istenen hayaller yazıldığında hedeflere dönüştüğünü gösteriyor. çünkü hayallerimizin üzerine ciddiyetle eğilirsek, yapmanız gereken daha farklı şeyler olduğunu da görebiliriz. ve bir süre sonra da ne yapabileceğimizi… şu bi gerçek ki; hiç kimse hayallerimiz gerçekleşsin diye uğraşmayacak; veya piyangodan çıkacak paraya bel bağlamak sonuç getirmeyecek (belki de bekleyerek, hülyalara dalmak bir uyuşturucu türüdür). hayalleri gerçekleştirmek için uğraşmak gerekiyor ama bu uğraşı önce kişinin kendisinden başlıyor. önce biz değişeceğiz, ardından değişen algımız ve bakış açımızla hayatımızı değiştirecek kararlar alacağız. geceden sabah bir farklılık olmayacak ama gerçekten değişmeyi ister ve rahatlık alanınızdan çıkarsak sonuç almamız kesin.
o yüzden kendimize dönüp tekrar tekrar sormamız önemli; gerçekten bir hayalin var mı?