“keşke…”
bu kelimeyle başlayan bir cümle her dilde hüzünlü bence. çünkü zamanı geri döndüremeyeceğini düşünmeden harcamanın derin pişmanlığını taşıyor. tamam geriye döndürmek mümkün değil ama sırf pişmanız diye de dünyaya küsecek değiliz. pişmanlığımızı bugünden itibaren motivasyona dönüştürebiliriz.
zamanı etkin kullanmadığımızı farketmişsek, o zaman bir şekilde değişmemizin de zamanı gelmiş demektir aslında. çoğu zaman seçimlerimizden çok emin olduğumuzu düşünüyoruz; belki de o kadar emin olmamız iyi bir fikir olmayabilir. içinde bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmemizde fayda var. düşünce tarzı ve tavır olarak bazı seçimlerimiz var ki geleceğe olan etkilerini tam olarak kestirmek pek mümkün değil… bize öğretilen (hatta bazı durumlarda dayatılan) ve bizim de sorgulamadan, gözlemleyerek kendimizi koruma adına yaptığımız bazı seçimler;
başkalarını etkilemek için takındığımız maskeler – eğer çevrenize karşı gösterdiğiniz yüzünüz bir maskeyse, o zaman bir gün altında hiç bir şey kalmayacak. çünkü başkalarının sizinle ilgili bakış açısına odaklanır veya herkesin sizin nasıl biri olmanıza dair düşüncelerine çok zaman harcarsanız sonuçta kim olduğunu unutursunuz. o yüzden, başkalarının yargılarından korkmayın; gerçekten kim olduğunuzu ve kendinizle ilgili gerçekleri siz zaten biliyorsunuz. bırakın insanlar kusurlarınızla başa çıkma çabanızdan etkilensinler ve bundan ilham alsınlar.- hayallerimizi başkalarının yaratmasına izin vermemiz – hayatımızdaki en büyük meydan okuma kim olduğumuzu, ikincisi ise neyle mutlu olacağımızı bulmak. bu konudaki en büyük pay gerçek hayal ve hedeflerinizle ilgili karar veriyor olmanız. sizinle aynı fikirde olmayanlar var mı? güzel. bu şu demek; kendi kararlarınızın üzerinde duruyorsunuz ve kendi yolunuzda yürüyorsunuz. bazen seçimlerinizi başkaları çılgınca bulabilir ama kendinizi zamanı kaybetmiş şekilde yakalıyorsanız, o zaman yaptığınızın doğru olduğunu anlayabilirsiniz. hayallerinize sahip çıkın.
- olumsuz insanlarla beraber olmak – tavrı kötü olan insanların sizi etkilemesine izin vermeyin. silahı ellerine vermezseniz tetiği çekemezler. olumsuz insanlarla birlikte olmanın zorunluluk değil seçim olduğunu aklınızda tutarsanız; öfkelenmek yerine şefkatli, açgözlü olmak yerine cömert, kaygılı olmak yerine sabırlı olursunuz. bkz. toksik kişiler
- bencil ve egoist olmak – sevgi dolu bir hayat ve iyi karakterli olmak önemli. sizden esinlenen ve sevginizi paylaştığınız insanlar, kendilerini nasıl hissettirdiğinizi hatırlayacaklar. o yüzden adınız kalplere kazınsın taşlara değil. sadece kendiniz için yaptığınız şeyler sizinle ölür; başkaları ve dünya için yaptıklarınız kalır.
- değişim ve gelişimden kaçınmak – geçmişinizi bilmek istiyorsanız bugünkü durumunuza bakın. geleceğinizi bilmek istiyorsanız bugünkü hareketlerinize bakın. yeniye yer açmak için eskiyi göndermelisiniz; eski gitti ve bir daha geri dönmeyecek. eğer bunu şimdi kabullenirseniz ve bunun için adım atarsanız, kendinizi uzun soluklu bir başarı için hazırlamış olacaksınız.
- işler zorlaştığında vazgeçmek – aslında başarısızlık yok, sadece sonuçlar var. işler istediğiniz gibi gelişmediğinde bile ümidinizi kaybetmeyin veya vazgeçmeyin. ne yapabileceğinizi öğrenin ve devam edin. adım adım ilerleyerek devam eden kişi, sonunda mutlaka kazanıyor. başarı; çoğunlukla küçük adımlar, kararlar ve eylemlerin bir araya gelerek ilerlediği bir süreç. o yüzden süreci iyi değerlendirdiğinizde kalıcı bir başarı elde edebilirsiniz.
- her şeyi kontrol altında tutmaya çalışmak – hayata dokunmak gerek karıştırmak değil. bazen rahatlamalı ve hayatı akışına bırakmalısınız. sıkmadan önce gevşetmeyi öğrenmelisiniz. derin bir nefes alın. ortalık yatıştığında ve önünüzü görmeye başladığınızda, bir adım daha atın. her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmek gerekmiyor. henüz anlamıyor olsanız bile hayatta her şey mükemmel bir uyumla gelişiyor. sadece noktaların birleşmesi biraz zaman alıyor. kısaca; rahat olmak sizi daha iyi hissettirecek.
- hakettiğimizden daha azına razı olmak – hakettiğiniz şey için bırakacak kadar güçlü ve bekleyecek kadar akıllı olun. bazen daha önce hiç yükselmediğiniz bir seviyeye yükselmek için daha önce hiç düşmediğiniz kadar düşmek durumunda kalabilirsiniz. ya da bazen önünüzdeki fırsatı görebilmek için çok fazla gözyaşı dökmek durumunda kalabilirsiniz. durumunuza takılıp kalmayın.
- hep yarını beklemek – sorun şu; gerçekte olandan daha fazla zamanınız olduğunu düşünmek. ama bir gün uyanacaksınız ve hep yapmak istediğiniz şeyler için hiç zamanınız kalmadığını göreceksiniz. ve bu noktada ya hedeflerinizi gerçekleştirmiş olacaksınız ya da neden gerçekleştiremediğinizle ilgili düzinelerce sebebiniz olacak.
- tembel ve iradesiz olmak – dünya size hiç bir şey borçlu değil ama siz dünyaya bir şeyler borçlusunuz. o yüzden hülyalara dalmayı bırakıp yapmaya başlamalısınız. hayatınızın sorumluluğunu üstlenip kontrolü ele almalısınız. siz önemlisiniz ve size ihtiyaç var. bir gün bir şeyler yapmak için birisini beklemek ve oturup kalmak için çok geç. o bir gün bugün; dünyanın ihtiyacı olan o birisi de sizsiniz.
