sıklıkla mutluluğunuzdan ödün vermek zorunda bırakılıyorsunuz

ilişkiler söz konusu olduğunda tek taraflı bir özveriden bahsetmek mümkün değil. bu arkadaşlıkta da böyle. ne olursa olsun ilişki veya arkadaşlık karşılıklı bir akış gerektiriyor. sadece bir tarafın sürekli özveride bulunması durumunda bir ilişkiden bahsetmek mümkün değil.

üzüntüinsanların, hayatınıza bulundukları katkıdan daha fazlasını almalarına izin verdiğinizde dengeyi kaybedersiniz ve farketmeden olumsuzluğa düşersiniz. hesabı ne zaman kapatacağınızı bilmek durumundasınız. karşılıklı alışverişteki denge, içsel dengeyle paralel giden bir durum. yalnızlık çoğumuzun arzu ettiği bir durum değil… ancak sırf yalnız kalmayalım diye iyi niyetimizin suistimal edilmesine göz yummak, hayatımızı kendi elimizle çekilmez bir hale getirmekten başka bir işe yaramıyor. bu durumda; onurunuzla yalnız kalmak, mutluluğunuzdan ve öz saygınızdan sürekli ödün vermenize neden olan bir ilişki içinde olmaktan çok daha iyi.

eğer iyi niyetimiz, sevgimiz, saygımız kullanılıyorsa, kullanan kişiyi bırakma zamanı gelmiş demektir. başkalarının olduğu kadar, bizim hayatımız da değerli. değerimize herkesten önce sahip çıkacak olan biziz. bizim sahip çıkmadığımız yerde başkasının sahip çıkmasını beklememiz saflık olur. ilişkiyi sadece sevgililik olarak değil de genel anlamda da ele almakta fayda var. özel hayatımızda arkadaşımızı, sevgilimizi veya eşimizi bırakmak fiziki olarak hayatımızdan çıkarmak anlamına gelirken, iş hayatımızda bunu daha farklı ele almak durumundayız. iş arkadaşımızı hayatımızdan çıkarmak mümkün olamayacağına göre o kişinin toksik olma ihtimalini göz önünde bulundurabiliriz. bu konuya toksik kişilerle ilgili yazımda değinmiştim.

ancak, her şeyden önce “böyle insanlar neden beni buluyor” girdabına düşmemenizi öneririm. böyle insanlar sizi değil siz onları buluyorsunuz. dolayısıyla bu nedeni araştırırken cevabı kendinizde aramak durumundasınız.

0
Düşüncelerinizi paylaşmanızı çok isterim, lütfen yorum yapın.x