başarı söz konusu olduğunda duygusal zekanın rolünü anlamak çok zor değil; ister doğuştan gelsin isterse birazcık geliştirmek için çok çalışılmış olsun en azından biraz bile olsa ona ihtiyaç var.
duygusal zeka, nasıl hissettiğinizin sebeplerini bilme ve farklı hissetmeyi seçme becerisidir -ki özel ve iş hayatınızda başarı elde etmeniz için en önemli unsurlardan biri.
duygusal zekası düşük olanlar başkalarıyla olan ilişkilerinde zorluk çektikleri için daha sert ve mesafeliyken, duygusal zekası yüksek olanlar kendi zayıflıklarını hemen görebilir ve diğerleriyle empati kuraiblirler.
duygusal zeka konusunda bir gayret göstermemek sizi yavaşlatabilir -sadece kariyer ve liderlik yolunda değil genel başarı ve arkadaşlıklarınızda da sizi zorlayabilir.
eğer aşağıdaki uyarı işaretleri size tanıdık geliyorsa o zaman duygusal zekanızı geliştirmeye bugün başlamanız iyi olabilir. sadece üzerinde çalışmayı istemeniz yeterli.
1. sıklıkla diğerlerinin sizi anlamadıklarını düşünüyorsunuz. eğer sürekli olarak insanların sizin iletişim çabalarınızı anlamadığını görüyorsanız, neyi farklı yapmaya ihtiyacınız olabileceğini sorun kendinize. duygusal zeka, kendinizle dürüst olmanız ve yetersiz kaldığınız noktalar üzerinde çalışmanız anlamına geliyor.
2. sorunlarınız için başkalarını suçluyorsunuz. başkalarını suçladığınızda, kendi gelişme şansınızdan vazgeçmiş oluyorsunuz. çektiğiniz zorluklar ve şikayetleriniz için bir günah keçisi bulmak çok kolaydır; ama duygusal zekanızı geliştirmeniz, geçmişinizdeki sorunların sebeplerine bakmanızın daha verimli olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir. başkalarını suçlamak, çoğunlukla kendinizle ilgili zorlayıcı gerçeklerden kaçınıyor olduğunuz anlamına geliyor.
3. insanları okumada iyi değilsiniz. iş hayatında, insanları okumak -yani kullandıkları kelimelerin ötesinde söylemek istediklerini anlamak- son derece işe yarar bir beceri ve insanları okuyamamak da duygusal zekanızın yetersiz olduğunun kuvvetli bir göstergesi. kendi duygularınıza ne kadar duyarlıysanız, başkalarını okuma konusunda o kadar usta olursunuz.

4. insanlar sizi anlamıyor diye çoğunlukla hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. insanlar söylediklerinizi anlamadığında bu, iletişim tarzınızın yetersiz olduğu veya net olmadığı anlamına gelir. sadece kendi cümlelerinizle iletişim kurabileceğiniz beklentisi içinde olmayın. kendinizin değil sizi dinleyen insanların bakış açısıyla iletişim kurmayı öğrenin.
5. sık sık başkalarıyla ilgili öğrendiklerinize hayret ediyorsunuz. duygusal zeka gelişiminin bir kısmı başka insanların düşünce yapısını, kullandıkları kelimeleri ve tavırlarını öğrenmektir. bu yapıyı anlamak, karşınızdaki insanın nasıl reaksiyon vereceğiyle ilgili bir öngörü geliştirmenize yardımcı olabilir.
6. empatiden yoksunsunuz. karşısındakiyle empati kurabilen insanlar, diğerlerinin nasıl hissettiklerini, ve kelimelerin ve hareketlerin başkalarını nasıl etkilediğini anlayabilirler. duygusal zekası düşük olan biri, bilmeden başkalarının hakaret sayabileceği türden şakalar yapabilir. başkalarının ihtiyaçlarını anlamayı zor buluyorsanız veya bazen insanların size kızdıklarını görüyor ama bunun nedenini anlayamıyorsanız; konuşmadan önce susma, kiminle konuştuğunuzu düşünme ve söyleyeceklerinizi nasıl algılayacakları konusunda kendinizi eğitin. “ben böyleyim, insanlar beni böyle kabul etsinler” dediğinizde hayatınız boyunca ya hep yerinizde sayarsınız ya da gittikçe yalnızlaşırsınız.
7. yakın ilişkiler kurma konusunda zorluk çekiyorsunuz. olabildiğiniz en iyi insan olmanız insanlarla bağ kurmanız anlamına gelir. ve bunu başarmanın en iyi yolu duygusal zekadan geçer.
duygusal zeka, kendinizi iyi tanıyıp duygularınızı nasıl yöneteceğinizi bilmenin karşılığında empati kurarak ve insanları anlayarak, insanlarla daha iyi etkileşimler içinde olmanızı sağlayarak başarıya götürür. aynı zamanda, hayatta her şeyin sizden ibaret olmadığını anlamanıza yardımcı olur -ki aslında çok açık ama kendinizi evrenin merkezi olarak görüyorsanız anlaması uzun sürüyor.
duygusal zeka, insanlar arası ilişkilerle ilgili ve ilişki, her iki tarafın da derin bir bağ oluşturmak için emek harcayıp birbirlerine yatırım yapması için gönüllü olmasını gerektiriyor.