1950’lerin başlarında bir çok insan, bir milin 4 dakikadan daha kısa sürede koşulabileceğine imkansız gözüyle bakıyormuş. bu 4 dakika bariyeri 1800’lü yılların sonundan beri kırılmaya çalışılıyormuş. insan vücudunun böyle bir hızı
gerçekleştirmesinin imkansız olduğu inancına rağmen bir çok antrenör ve yetenekli sporcu yıllarca 4 dakikanın altına inmeye çalışmış.
ve 1954 yılında ingiliz atlet roger bannister‘ın, rekora en çok yaklaşan isveçli gunder hägg‘in elinde tuttuğu 4 dakika 1,3 saniyelik dünya rekorunu 3 dakika 59,4 saniyeyle kırması, bir milin 4 dakikanın altında koşulamayacağı yolundaki genel inancın yarattığı psikolojik engeli yıkmış oldu. çünkü bir buçuk ay sonra john landy daha da hızlı koşmuş. ardından bir yıl sonra 3 koşucu daha 4 dakika bariyerini aşmış. bugün bu 4 dakika bariyeri lise seviyesinde bile geçilebiliyor. şu anki rekor 3 dakika 43,13 saniyeyle fas’lı hicham el guerrouj‘a ait.
dolayısıyla, bir şeyin gerçekleştirilmesi size imkansız görünüyorsa bir daha düşünmenizi öneririm. imkansızı gerçekleştirebilmek için düşünce yapımızı değiştirmemiz gerekiyor çünkü bize imkansız olduğunu söyleyen o.
bize yapması imkansız gibi görünen şeylerin öyle görünmesine neden olan bir kaç sebep var;
1. olumsuz inançlarımız çok güçlü.
eğer bir şeyin imkansız olduğunu düşünüyorsanız bu düşünce kendinize olan güveninizi yerle bir ediyor. ve böylece, imkansızlığa inanan kemikleşmiş bir düşünce yapısı oluşturmuş oluyorsunuz. bu düşünce yapısı, o şeyi yapmaya denemeye kalksak bile başarımızın önünde ciddi bir engel. çünkü imkansız olduğu inancımıza el değmeden girişiyoruz. öncelikle bu düşünce yapımızı genel anlamda yok etmemiz gerekiyor-sadece belirli bir şey için değil. hayatı zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.
2. olumlu inançlarımız daha da güçlü.
eğer bir şeyi yapabileceğinize ve başaracağınıza inanıyorsanız, onu yapmak için hemen bir sebep bulursunuz.kanıt isterseniz hemen ülkemizin yakın tarihine bakabiliriz; atatürk! dünyada benzeri olmayan bir lider olduğu doğru ama gerçekleştirdiği her şeyi milletin irade, inanç ve gücünü kullanarak gerçekleştirmesi sebebiyle olanaksız görünenin gerçekleştirilmesine kusursuz bir örnek.
3. otorite figürü her zaman en iyisini bilmez.
eğer otorite sahibi biri size bir şeyi yapamayacağınızı söylüyorsa, büyük ihtimalle buna inanırsınız ya da en azından kendi becerilerinizle ilgili öz güveniniz azalır. bir kere inandınız mı, bu öngörünün gerçekliğine inanırsınız; sanki başka kimse de yapamayacakmış gibi gelir. kendi ailenizde de benzer durumlar yaşamış olabilirsiniz. mesela okulda başarısız olduğunuzda anne ya da babanız “çok beceriksizsin. senin için hiç umut yok” dediğinde kendinizi gerçekten beceriksiz ve hiç bir şey yapamayacakmış gibi hissetmiş olabilirsiniz. ve tabi ki bu gerçek değil. ancak, siz buna inanırsanız ne yazık ki yapacak bir şey yok.
4. olabileceğine inanın.
bu, hedefleri korkusuzca gerçekleştirme konusunda ilk adım. korkusuzluk; bir ruh hali, genetik bir özellik değil. bunu elde edebilirsiniz ve güçlendirebilirsiniz. cesaretinizi, kendinize geçmişte gerçekleştirdiğiniz başarılarınızı hatırlatarak oluşturmaya başlayın. muhtemelen, hayatınızda bir çok defa imkansızı mümkün hale getirmişsinizdir. bir zamanlar yapamayacağınızı düşünüp de başardığınız şeyler nelerdir? not alın. hemen itiraz etmeyin. herkesin hayatında olan bir durumdan bahsediyorum. yazdıklarınız elinizin altında olsun. kendinizi, hayatınızı değiştirmeniz gereken durumlarda, yapamayacağınıza inanırken yakalarsanız okuyun.
