hepimiz biliyoruz ki (istisnasız hepimizin yaşadığı bir durum), öyle bir sabah kalkıp da “bundan sonra artık ben olumlu bir insan olacağım” diyerek olumlu olunmuyor. kendimizi iyi hissettiğiniz zamanlarda aldığımız karar işe yarıyor ama kötü zamanlarda hemen eski karamsar halimize dönüveriyoruz.
çünkü hayat döngümüz bir alışkanlıklar zinciriyle çalışıyor. her alışkanlık gibi olumlu düşünme konusunda da çalışmak ve adanmak gerekiyor ki yapıcı ve daha iyi sonuçlar almak üzere devam edebilelim.
olumlu düşünen insanların ortak 4 alışkanlığıvar. okurken kendiniz de bunları gerçekleştirebilir misiniz diye düşünebilirsiniz.
1. çevrenizi seçin
bizler bir kayalığın tepesinde yalnız bir ağaç değiliz. birlikte zaman geçirdiğimiz insanlardan etkilenme kapasitemiz çok büyük. Eğer onlar çoğunlukla olumsuz, alaycı, eleştirici, tehditkarsa, onların bakış açılarına doğru sürükleniriz.
Zihnimiz, aldığı veriyi işliyor, o yüzden içeri neyi aldığımıza dikkat etmeliyiz.
Birlikte zaman geçirdiğiniz insanlardan hangileri en olumsuzu, hangi kaynaklardan fazlasıyla olumsuz bilgi aldığınıza bir dikkat edin… ve ardından o insanlarla daha az zaman geçirmeye ve o bilgi kaynağından daha az bilgi almaya özen gösterin.
Onlara ayırdığınız bu vakit açığa çıkmış olacak. Bu vakti daha olumlu düşünce yapısına sahip insanlara ve olumlu ve yapıcı bilgi içeren kaynaklara yöneltmeyi seçin.
Bunu öyle hemen bir anda yapmanız gerekmiyor (hemen yapmak da kolay değil zaten) ama en azından sizin için önemli bir şey olarak aklınızda olsun. Eğer olumsuz insanlarla beraber olmak ve olumsuz bilgi kaynağına maruz kalmak durumundaysanız, en azından bu durumunda farkında olup sizi etkilemesine izin vermemeyi seçebilirsiniz.
2. olumsuz durumda olumlu bir şey bulun
kulağa çok basit gelebilir ama sadece olumsuz bir bakış açısı bulmak ve bundan vazgeçmemek, kısa sürede olumsuz durumlarla başa çıkma yolunuzu değiştirebilir.
her zaman her durumda olumlu bir yan vardır ve her zaman bundan bir şey öğrenebilirsiniz. o yüzden, durumun kötü olmasına ve işlerin daha kötüye gidebileceği düşüncesine değil, olumlu yanlara odaklanın.
küçük bir uyarı: duygusal iniş çıkışlarınız sırasında kendinizi olumlu düşüneceğim diye zorlamayın. rahatsız edici düşünce ve duygularla başa çıkmak zaman alıyor ve muhtemelen ilk zamanlarda işe yaramayacak… ama yılmak yok. devam ederseniz sonuç alacaksınız.
biraz daha sakin kalma veya biraz daha hızlı sakinleşme konusunda çoğunlukla işe yarayan bir yöntemim var. bunu yapabilecek hale geldiğimde şunu düşünüyorum; “öyle ya da böyle işler, olanlar (her neyse) düzelecek.”
deneyebilirsiniz. çok daha çabuk sakinleşiyor ve durumu farklı açılardan da düşünebilecek hale geliyorsunuz.
3. sizi yapmak istediğiniz şeyi yapmaktan alıkoyan korkularınızın gerçek nedenini bulun
bazen hayatta ilerleme kaydetmek istediğimizde bazı riskleri göze almak isteriz. her şey için olabilir bu; birine çıkma teklif etme, kendi işimizi başlatma, her hangi bir şey…
bir çok defa yapmak isteriz ama sonucundan endişe duyup korkularımıza yenik düşer ve vazgeçeriz. yani hiç bir şey yapmayız ve çoğunlukla da pişmanlık duyarız.
bunun üstesinden gelmenin bir yolu o korkuyu tanımlamak: en kötü ne olabilir? korktuğumuz şey nedir?
ondan sonra gerçekten ne olabileceği üzerinde biraz zaman harcayabilirsiniz (çok uzun bir süre değil tabi). bu sayede, kabusa dönen korkularımızı gerçekçi bir şekilde başa çıkabileceğimiz hale getirebiliriz… çoğunlukla da düşündüğümüz kadar ürkütücü değillerdir.
bundan sonra da artık harekete geçebilir ve rahatlık bölgemizden dışarı adım atabiliriz.
4. düşünceli olun
günün ne kadarını içinde bulunduğumuz anda olmadan geçirdiğimizi hiç düşündünüz mü? geçmişi düşünmek, dalıp gitme, başkalarının ne düşündüğünü anlamaya çalışma… yani anı yaşamak dışında her şey.
özellikle bu alışkanlık, geçmişteki hataları tekrarlamaya neden oluyor. gerçekten, anı yaşamamanın getirisi ne olabilir? olumsuzluğumuzun ispatı için kendimizi ikna ediyoruz ve yine kendimizi paralize ederek hareketsiz kalıyoruz.
yeni bir alışkanlık için iki pratik yöntem:
yavaşlayın. hızlı gitmek stres yaratıyor ve gücümüzü kaybediyoruz. bunun yerine sabaha yavaş başlayıp günün geri kalanını da öyle devam ettirin.
içinde bulunduğunuz ana tekrar bağlanın. düşüncelerinizde, yürümenizde, yemenizde hızlı gittiğinizi farkettiğinizde, kendinizi yavaşlamaya zorlayın ve çevrenizde olup bitene odaklanın. sadece bir iki dakika ama bu, zihninizin ve vücudunuzun sakinleşmesini sağlayacak; kontrolü ele almanızı ve yapıcı bir bakış açısı bulmanızı kolaylaştıracak.
olayları fazla karmaşık hale getirmeyin. sonuçta, olumsuz bakış açısına harcadığımız enerjiyle, daha olumlu ve yapıcı olmaya harcadığımız enerji aynı. bu sadece seçim ve tekrar odaklanma olayı ve tamamen size kalmış.
son bir ipucu: duruşunuza dikkat edin; kambur ve gevşek durmak olumsuz etkiliyor. böyle bir sorununuz varsa, sık sık duruşunuzu düzelttiğinizde kendinizi daha iyi hissedersiniz.

